YUNUS EMRE'NİN İKİ DÜNYASI:
SEVGİ VE BİLİM
Türk şiir tarihinde bir yıldız gibi parlayan adlardan biri de
Yunus Emre'dir. 13. yüzyıl Türk şiir ufkunda batmamak
üzere doğan bu yıldızın sırlarını henüz çözebilmiş değiliz.
Yüzlerce yıldan beri Türk insanının ruhunun derinliklerinde
yer etmesine rağmen biz onu hâlâ anlayabilmiş değiliz;
daha doğrusu onu lâyık olduğu şekilde anlayabilmiş değiliz.
Onu, didaktik şiirler yazan bir şair olarak görenler elbette
yanılıyorlardır. Onu, belli bir konunun öncüsü olarak ele
alanlar da yanılıyorlardır. 30 yıldan beri Yunus'umuzu
okuyorum; onu değerlendirmede belki ben de yanılı-
yorumdur.
Yunus'u anlamanın çok kolay gibi görünmesine rağmen
böylesine zorluklarla karşılaşmamızın sebebi, onun sade
Türkçe ile süslenmiş düşüncelerinin aslında çözülmesi zor
bir duygu ve sevgi yumağı gibi olmasından
kaynaklanmaktadır. Yunus'u sevmek çok kolay, anlamak
çok zordur. Yunus'u okumak çok zevkli, yorumlamak çok
yorucudur.