SURETİL ANKA ( GÖKHAN IŞIKLI )

(GÖKHAN IŞIKLI) #1

görünmez. Görünse görünse çöplüklerde harap yıkık
yerlerde mekan tutar. Zaten estağfurullah zikri günahı
süpüren bir rüzgara benzer. Sen dilinden bu zikri
kalbine doğru estirmeye başladığında, günah küllerinin
kıpırdadığını hissedersin. Hatta burun deliklerinden
çıkar da haberin olmaz. Kardeşim unutma işlerin hep
ince yönüne bakmayı, adet edin ki kaba tarla süren
sabanlardan olmayasın. Sana kuyu olayını anlatmak
istiyorum, eğer Fakirullah hocam müsaade ederse..


Aslında ben de burada ellerinde bir sürü fitne meşalesi
tutmuş hain şeytanlarla uğraşıyorum. Her taraftan
saldırıyorlar ve bozgunculuk yapmaya çalışıyorlar.
Onlara teslim olmuş bedenlerden Hakk’a sığınırım. Bu
kuyu, kalabalık şehirlerde gördüğün sarhoşların ya da
görmeyenlerin düştüğü kuyulardan asla değildir. O
kuyu muhabbet bağlarına açılan bir kapının girişi
gibidir. Mübarek Fakirullah hocam da o kuyuda hayret
denizini kimsenin bilemediği vakit süresinde seyr-i
aleme dalmıştır. Bu kitabı başkaları da ben yazdım
diyerek sana ulaşabilirler. O vakit onlara şu sır dolu
soruyu sor ve cevabını iste.. Çünkü hiçbir yalancı
gerçek güneşinin karşısına çıkmaya cesaret edemez.
Soruya gelince, belki senin de aklına bir kuşku
düşürecek olabilir. Bu kuşku tüyden hafif, demirden
ağır, sudan daha şeffaf haldedir. Neyse ben sana
soracağın soruyu söyleyeyim; Abdal nasıl abdal olur?
Bu soru bir zamanlar namaz kıldığı bir akşamda zikr
yaparken yanına gelen bir zatla ürperen ve bundan
sonra bu hasırda namazını kıl denilen değerli üstad
İbn-i Arabi Hazretlerinin ismi saklı bir zata sorduğu bir
sorudur. Dört şıktan oluşan bir cevabı vardır. Her bir
şık malum huzur ehline aşikardır fakat sıkıntı ile gezen
şer ehli bunları asla uygulayamaz. Peki, diyeceksin ki
‘cevabını yazarsan bu soruyu herkes çözer’ ya da
cevabı yazmazsan kimse doğruyu bilmez. O zaman bu

Free download pdf