SURETİL ANKA ( GÖKHAN IŞIKLI )

(GÖKHAN IŞIKLI) #1

İnşallah Kuran’a daha sıkı sarılacağız, inşallah
Peygamberimizin (sav) izine daha sıkı sarılacağız ve
mahşer alanında yüzümüz kara çıkmayacak. İnşallah
kardeş karnı ağzına değmiş lokma heykellerinden uzak
kalmak en iyisi değil mi? Bu lokmalar kalp ışığını
söndürüyor ve sen de ırmaktan uzakta şerbet
rüyasında sanıyorsun kendini ama değilsin.
Şehirlerdeki ızdırap sokakları seni hüzün adımlarına
mahkum ediyor ve sonunda kötülük denilen şer
semtinde ev sahibi oluyorsun. Sat bu evi! Bu evde
baykuşlardan başka, korkak farelerden başka
konaklayacağın hangi misafir olabilir ki?!.. Onlar da
seni ilk zorluk imtihanında kahkahalar ile satıp
kaçarlar. Artık yavaş yavaş bu kitabın son sayfalarına
doğru ilerliyoruz. Eğer okuyanlara bir nebze de olsa bir
şeyler anlatabilmişsem ne mutlu bana! Fakat dostum,
iş burada bitmiyor daha nice nice aşılacak yollar var.
Biz sadece kendi aklımızın aydınlatabildiği bir kısmı
izah etme çabasına girdik, dilerim başarılı olmuşuzdur.
Bu sayfaları yazarken yabancı olduklarımız şimdi tanış
olan dostlar oldular. İnşallah düşman bakışlı kara
izlilerden olmazlar.. Dost halkasının gülleri hiç solar
mı? Aşığın sermayesi aşkıdır ve o da bu aşkın yolunda
aşkını azık ederek yürür gider, üste başa şekil
perdesine bakmaz. Sadece amel defterine bakar, hem
de ne bakış.. Buna kıldan ince kılıçtan keskin bir bakış
diyebiliriz. Senin benim ve dahi tüm kadıların
bakamayacağı bir bakıştır. Karıncanın hakkını filden
alan bir muameledir bu.. Sen dünyadaki şekil ve
suretlere o kadar bakar ve bir o kadar da eleştirirsin ki
asıl olandan uzaklaştıkça uzaklaşırsın. Neden, niçin,
niye diye düşünmezsin bu da aklın çok engellerinden
birine takılmandan dolayıdır. Dost kabahate bakmaz,
dost hatayı bulmak için beden elbisesini dil hançeriyle
lime lime etmez. Suç hata ve kabahat düşman için bir
bayram günüdür, sersefil olmanı dört gözle bekler.

Free download pdf