SURETİL ANKA ( GÖKHAN IŞIKLI )

(GÖKHAN IŞIKLI) #1

Burada yanımda masal dinleyen çocuk gibi oturma, o
melun şeytanı atlısı yayası askeri kardeşleri de var
ihvan unutma.. Sana biraz ileride bir tepe tarif
edeceğim. Bu tepede bol miktarda altın mücevher ve
yakut var, dedi. Arif tarifimdeki haritaya dayanarak git
onları bul bana getir ama sakın yolda giderken ya da
bir hana uğradığında sana bu anlattıklarımı kimseye
söyleme. O da içinden gözleri dönmüş bir halde
tamam, tamam sen hiç merak etme dediyse de geceyi
zor sabah ederek dört nala o tepenin bulunduğu köye
doğru atını sürdü. Ama bilmiyordu ki ne bulacağını..
Garibim nefsi bir kere galeyana gelmiş, atı nerdeyse
çatlatacaktı. Her neyse bu atla birlikte bazen haset ve
kem göz insanı da çatlatır ki böyle kem gözlerle karşı
karşıya geldiğinde İhlas-ı şerifi oku. Çünkü mana
zırhını o eksi elektrikli enerji, delip geçemez. Olduğu
yerde kalır.


Biz hikayemize devam edelim.. Bu şaşkın ördek
tepenin eteklerine nihayet akşam olmak üzereyken
vardı. Atını aşağıda bırakarak bu sefer kendisi
tabanları yağlayarak yukarıya doğru koşmaya başladı.
Fakat öyle yorulmuştu ki tepeye vardığında
susuzluktan ölmek üzereydi. Hem az ilerdeki gölü
görünce büyük bir sevinçle kendini göle attı, kana
kana su içmeye başladı. Oynuyor, çocuklar gibi
seviniyordu. Bir yandan da aklı oralarda bir yerde olan
hazinedeydi. Bir an önce susuzluğu giderip o yöne
doğru koşmak istiyordu. Neyse çok uzun laf kursaktan
zor geçer, sen işin kıssadan hisse bölümüne bak..


Gölden çıkıp tepede tarif edilen yarı yıkık binanın öne
geldi. Hırs öyle bir şeydir ki insanın gözünü bir kere
kararttı mı, bak dikkat edersen kararttı mı diyorum
aydınlattı mı demiyorum. Bu kararma canla bile ödenir

Free download pdf