SURETİL ANKA ( GÖKHAN IŞIKLI )

(GÖKHAN IŞIKLI) #1

yaklaşırlar, demir atmak mı yoksa yelken açmak mı
ehven-i şerdir, buna o gemide kim karar verir? Şimdi
aklına saliseler içinde danışmanla, içinden cevap
vermen bir oldu tabiî ki.. O gemiyi idare eden kaptan
aslında o gemideki hemen hemen herkes gemi
hakkında da o fırtınalı deniz hakkında da iyi kötü bir
şeyler bilmektedir. Ama yolculuk etmek için bindikleri o
gemide kaptan diye bilinen kişiye güvenmişlerdir. İşte
işin gayibane bölümü bundan sonra başlar ki Nuh’un
gemisinde iken, hepimiz tüm dünyayı ilahi emirle
sular kapladığında ve gemidekilerden başka her canlı
kurtulamayıp öldüğünde o geminin kaptanı Yüce
Rabbimin emriyle bir peygamber yani Hz Nuh olmuştu.
Gemide salimen duracağı noktaya kadar gitmişti. O
zaman kimse o vahşi hayvanlarla bile seyahat
ederken, bu iş nasıl olur ne yaparız diye endişeye
düşmemişti. Çünkü gemiye binenler inanmış kişilerdi,
hatta Nuh peygamberin oğlunun binmesi nasip
olmamıştı. Tıpkı Lut peygamberin hanımının o azap
sabahı azap çekenlerin içinde kalması gibi..


İşte bu yaşanmış olaylardaki verdiğimiz misali bu asra
uygulamaya çalışırsak Kuran kulpuna çok sıkı
yapışarak ibadet ipine son derece sarılarak asla büyük
küçük ibadet ayrımı yapmadan iman rotasında devam
etmek lazımdır. Bir evvelki gemiyi tarifimde ise bazen
dünya hali işin içinden çıkılmaz hale gelir ki düşünceler
bulanır, rotayı kaybetme tehlikesi doğar. Ya da
anlayışın kıt olduğu adamlarla karşılaşırsın, işin
kolayına kaçma tarafını tutmaya yeltenirler. İşte
sahabe efendilerimiz ve onlardan sonraki evliyaullah
ve enbiyaullah, o bir önceki gemide tarif ettiğim
kaptanlar gibi vazife yapmışlardır. Hele cahiliye
toplumlarında işleri çok zor olmuştur. Her zaman
Kuran’ı, hadisi, ve resulün (sav) yaşam tarzını
hareketlerini tavsiye etmişlerdir.

Free download pdf