TÜM BELGELERİYLE TÜRKİYE-PKK GÖRÜŞMELERİ

(Amed Dicle) #1
4 - Kürt tarafı, 1, 2 ve 3. maddelerdeki hususların bir an önce
yerine getirilmesini istemekte ve Türk tarafının 12 Eylül 2010’dan
önce bu konularda net irade beyanını beklemektedir. Bu konularda
atılacak olumlu adımlar, Kürt tarafının referandum konusundaki
tutumunu yeniden değerlendirmeye olumlu zemin sunacaktır.
5 - Sorunun çözümünde esas role sahip olan Sayın Abdullah
Öcalan’nın sürece daha olumlu katkı sunabilmesi için,
olanakların oluşturulması, öncelikle, bulunduğu adada serbest
dolaşmasının sağlanması ve ev hapsine alınması talep
edilmektedir.

Öcalan AKP’yi nasıl değerlendiriyordu?


Önceki Oslo mutabakatları gibi, bu görüşmede üzerine
uzlaşmaya varılan hususlar da pratikte karşılık bulmuyordu. Bu
süreçte AİHM’e sunduğu savunmaları üzerinde çalışan Abdullah
Öcalan, 22 Aralık 2010 tarihinde son şeklini verdiği ‘Kürt Sorunu
ve Demokratik Ulus Çözümü-Kültürel Soykırım Kıskacındaki
Kürtler’ kitabının ‘TC’de Hegemonik İktidar Kayması’ bölü-
münde AKP’ye ilişkin değerlendirmelerde bulunuyordu:
“1980 darbesiyle başlayan İkinci Cumhuriyet 2000’lerin
başlarında yaşanan şiddetli bir bunalımla Birinci
Cumhuriyet’ten kopmayı yaşadı. Birinci Cumhuriyet’ten kalma
ideolojik, politik, ekonomik ve sosyal yapılar krizden ağır darbe
alarak zayıf düştüler. ABD’nin de destek vermesiyle temeli 1980
öncesinde atılan Evangelist İslam-Yahudi ideolojik ve ekonomik
tekelleri, AKP (Adalet ve Kalkınma Partisi) somutunda devlet
iktidarına da el attılar. Zayıf düşen Birinci Cumhuriyet’in
zihniyet ve kurumlarına karşı İkinci Cumhuriyet’in ideolojik ve
altyapısal kurumlarını hızla inşa etmeye yöneldiler. AKP iktidarı
denilen olgunun arkasında ABD Neoconlarıyla (yeni liberal
muhafazakarlar) hızla palazlanan Konya-Kayseri merkezli
Anadolu sermaye tekelleri-nin işbirliği yatmaktadır. Bir anlamda
1923’lerden beri iktidardan dışlanan İslamcı anlayışa devletin
kapısı tekrar açılmış oluyordu. Fakat sosyalistler, radikal


2005-2015 Türkiye-PKK görüşmeleri
Free download pdf